Türkiye Cumhuriyeti

Helsinki Büyükelçiliği

Büyükelçilik Duyurusu

Sayin Cumhurbaşkanimizin 9 Mayis Avrupa Günü Vesilesiyle Yayinladiği Mesaj , 11.05.2011

9 Mayıs Avrupa Günü, 1950 yılında dönemin Fransa Dışişleri Bakanı Robert Schuman’ın Avrupa için yeni bir örgütlenme önerisini içeren bildirisinin yayınlanmasının yıldönümüdür.

Siyasi, ekonomik, beşeri ve kültürel açılardan ayrılmaz bir parçası olduğumuz Avrupa kıtasında barış, refah ve istikrarın ortak temellerinin atıldığı 9 Mayıs, Türkiye’nin AB’ye adaylık statüsünün tescil edildiği 1999 yılından bu yana ülkemizde de kutlanmaktadır.

Barış ve dayanışma gibi temel değerleri ekonomik ve sosyal kalkınmayla birlikte güvence altına alan AB, dünya tarihindeki en ileri ve başarılı bütünleşme örneğini oluşturmaktadır.

Türkiye ve Avrupa Birliği, demokrasi, çoğulculuk, hukukun üstünlüğü, insan hak ve özgürlükleri, kadın-erkek eşitliği, adalet ve farklılıklara saygı gibi ortak evrensel değerleri paylaşmaktadır.

Bahsekonu müşterek değer ve idealler Avrupa Birliği’ne tam üyelik vizyonumuzu stratejik bir tercih haline dönüştürmektedir. Bu, sadece şimdiki neslin tercihi değil, milletimizin yüzyıllara dayanan yöneliminin bir neticesidir. Avrupa’nın geçmişinde her zaman var olan Türkiye’nin, geleceğinde de yeralma arzusu tabiidir. Diğer bir deyişle, tarihsel geçmişi ve gelecek vizyonu bakımından esasen Türkiye, Avrupa bütünleşme sürecinin tartışmasız parçasıdır.

Türkiye’nin adaylığının tescil edilmesinden itibaren yoğunluk kazanan reform sürecimiz kapsamında, vatandaşlarımıza hayatın her alanında en yüksek standartların sunulması gayesi doğrultusunda her geçen gün daha fazla ilerleme kaydedilmektedir. Türkiye, çağdaş demokrasinin kural ve kurumlarını eksiksiz benimseyen ve bunları etkili bir şekilde uygulayan bir ülke olma azmindedir.

9 Mayıs Avrupa Günü vesilesiyle, ülkemizin AB üyeliği sürecinde gerçekleştirmekte olduğu reformları şevkle sürdürmeye devam etmesinin, öncelikle kendi vatandaşlarımıza yarar sağladığını bilhassa vurgulamakta yarar görüyorum.  Ülkemiz, konjonktürel gelişmelere bağlı güçlüklere ve önümüze çıkartılan yapay engellere rağmen, bu uzun ve meşakkatli yolda güçlü ve kararlı adımlarla ilerlemektedir.

Bazı önyargılı ve yanlış kanaat sahibi kesimlerin, üyeliğimizin AB’nin iç uyumunu bozacağı endişesini taşımaları yersizdir. Türkiye iç dayanışması, işbirliği ve entegrasyonu en üst seviyedeki bir Avrupa Birliği’ne üye olmak istemektedir.

Türkiye esasen, Avrupa tarihinde ve Avrupa’nın inşasında her zaman belirleyici rol oynamıştır. Son dönemde Akdeniz kıyılarında başlayıp bölgemizi etkisi altına alan gelişmeler, Türkiye’nin AB üyeliğinin stratejik bir zaruret olduğunu bir kere daha gözler önüne sermiştir.  

Haklı beklentimiz, AB içindeki ortaklarımızın da üyelik sürecimizde üzerlerine düşen sorumlulukları ahde vefa ilkesi temelinde yapıcı bir şekilde yerine getirmeleridir.

Bu sürecin sonunda, Türkiye’nin AB’de hakettiği yeri alarak, Birliğin refah, istikrar ve küresel etkinliğini pekiştireceğine inancım tamdır. Tarihin akışı ve gelecek nesillere karşı taşıdığımız ortak sorumluluk bunu gerektirmektedir.

Bu anlayışla, başta vatandaşlarımız olmak üzere, bütün Avrupalıların 9 Mayıs Avrupa Günü’nü yürekten kutluyorum.